HABERLER
daha fazlası>
  • FAKÜLTEMİZDE DEVİR TESLİM HEYECANI

    FAKÜLTEMİZDE DEVİR TESLİM HEYECANI

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi dekanlığında devir teslim töreni gerçekleştirildi. Prof.Dr. Saffet Köse’nin rektör olarak atanmasından sonra vekaleten yürüttüğü İslami İlimler Fakültesi Dekanlığına atanan Prof.Dr. Sıddık Korkmaz, görevi Rektör Prof.Dr. Saffet Köse’den resmen devraldı.

    İslami İlimler Fakültesi akademisyenlerinin de katıldığı, fakülte dekanlığında düzenlenen törende; yeni dekan Prof.Dr. Sıddık Korkmaz, Prof.Dr. Saffet Köse’ye kurucu dekan olarak İKÇÜ İslami İlimler Fakültesi’ne yaptığı katkılar nedeniyle teşekkürlerini sundu.

    Rektör Prof.Dr. Köse, İKÇÜ’nün daha iyi yerlere gelmesinde İslami İlimler Fakültesi’nin de önemli katkısının olacağına inancının tam olduğunu söyledi. Prof.Dr. Köse, Prof.Dr. Korkmaz’a görevinde başarılar diledi.

    Dekan Prof.Dr. Korkmaz ise dekanlık görevinde kendisine teveccüh gösteren Prof.Dr. Köse’ye teşekkür etti.

    Fakülte olarak hem akademik camiada hem de toplumda önemli bir misyona sahip olduklarını ifade eden Prof.Dr. Korkmaz, “ Toplumun bir olması için, iri olması için, diri olması için kültür inşa eden mimarlardan biri de bizleriz. Bu da ancak dayanışma ile birlikte çalışmakla olur. Birbirimize omuz verirsek, destek olursak iyi yerlere geliriz, hayırla anılan insanlar oluruz. Topluma olan borcumuzu da ödemiş oluruz. Fakülte olarak genç ve dinamik bir kadronun inşa edildiğini, güzel bir sinerji oluştuğunu gördüm. Rektörümüzün de bizlere her desteği vereceğine inancımız tamdır.” dedi.

  • Mevlana ve İnsan Hakları

    Anayasa Mahkemesi Raportörü Doç. Dr. Ergin Ergül İKÇÜ’ye konuk oldu

     ‘Mevlana ve İnsan Hakları’ başlıklı konferansıyla İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nin konuğu oldu.

    Yedi Hilal Topluluğu’nun düzenlediği konferansın açılış konuşmasını gerçekleştiren Rektör Prof.Dr. Saffet Köse, Mevlana ve İnsan Hakları konularını ortak paydada buluşturan, araştırmacı-yazar kimliğiyle de çok değerli eserleri kültür kaynaklarına kazandıran Doç. Dr. Ergin Ergül’ü İKÇÜ’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti paylaştı.

    “Değerlerimizin tanınmasına dünyanın da ihtiyacı var.” 

    Hz. Mevlana’nın asırlardır tüm insanlığı kucaklayan evrensel diline vurgu yapan Rektör Prof.Dr.Köse, “Hz. Mevlana’nın çok değerli bir beyiti var, sizlere onu aktarmak istiyorum. “Yarabbi! Senin gözün benim gönlüme göz olalı/Basiretim açılıverdi, her şeyi onla görür oldum.” Bu konferansta, Hz. Mevlana’nın gözüyle İnsan Hakları nasıl görünüyor,  Hz. Mevlana’nın sözlerinin aktarımıyla dinlemiş olacağız. Bu değerlerimizi tanımış olacağız. Değerlerimizin tanınmasına dünyanın da ihtiyacı var.  Hz. Mevlana’nın çok değerli ve dünyaya seslenecek sözleri var. Ancak onu ne kadar tanıyoruz ve anlıyoruz, bunu düşünmeliyiz. Bunları görmemiz açısından Sayın Ergin Ergül’ün konuşması önemlidir. Ona ve sizlere geldiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Saygılarımı sunuyorum.” dedi.

    “Yeryüzü onun gibi çok az gönül sultanı ve arif tanımıştır.”

    Doç. Dr. Ergin Ergül ise “İnsan haklarını, bizim kadim öğretilerimiz ışığında ele almak için daha güzel bir zaman dilimi olamaz.” diyerek Hz. Mevlana’nın bu noktada algılanması gereken en büyük şahsiyetlerinden biri olduğunu belirtti. Doç.Dr. Ergül, “Hz.Mevlana hiç kuşkusuz, kadim bilgeliğimizin kurucu şahsiyetleri arasında önemli bir yere sahiptir. Büyük âlim,  arif, hukukçu, düşünür ve bilge olarak Mevlana’yı 745. Vuslat yıl dönümünde rahmetle anıyorum. Peygamberler dışında, yeryüzü onun gibi çok az gönül sultanı ve arif tanımıştır. O asırlardır, her dinden ve kültürden arayış içinde olan insanlara başta Mesnevi ile olmak üzere tüm eşsiz eserleri aracılığı ile konuşmaktadır. Hz. Mevlana’nın asırlardan beri gelen ve herkesi kucaklayan mesajları bulunmaktadır.” dedi

    “Biz, bir perde ile yüzlerce ses çıkaran bir ney gibiyiz.”

    Hz. Mevlana evrenselliğini vurgulayan Doç.Dr. Ergül, bunun dünyada birçok dile çevrilmiş kitaplarının olmasından anlaşılabileceğini kaydetti. Doç.Dr. Ergül,” Kitaplarının birçok ülkede okunuyor olması, evrenselliğinin bir sonucudur. O “Yetmiş iki millet sırrını bizden dinler. Biz, bir perde ile yüzlerce ses çıkaran bir ney gibiyiz. Bir pergel gibi bir ayağım inancım üzerinde sabit diğer ayağım yetmiş iki milleti dolaşır.” demiştir. Bu sözüyle, bir Müslüman nasıl olmalıdır sorusunun cevabını çok güzel bir şekilde veriyor.” diye konuştu.

    “Biz bu dünyada güneş gibiyiz…”

    Doç.Dr. Ergül, Hz. Mevlana’nın kendisini tam bir insan hakları savunucusu olarak nitelendirmemize imkân verecek bir şiirini de dinleyenlere aktardı: “Biz bu dünyada güneş gibiyiz. Herkese can vermeye, tüm insanlık âlemine yararlı, faydalı olmaya gelmişiz./Kalpleri kırılmış, gamlara düşmüş kişilere dost olmaya, onların gamlarını, kederlerini paylaşmaya gelmişiz./Hor görülenleri, toprağa düşenleri, ayaklar altında ezilenleri, gül bahçesine getirelim, onlara neşeler bahşedelim diye bu dünyaya gelmişiz./Biz altın gibi birkaç kimsenin öz malı değiliz. Biz ummanlar gibiyiz madenler gibiyiz;  biz bu âlemde herkesin malıyız…”

    “Osmanlı, Mevlana'nın adalet ölçütünü kullandı.”

    Hz.Mevlana’nın adalet ölçütünün, bugün de yaşanılan sorunlarda yol gösterecek nitelikte olduğunu vurgulayan Doç.Dr. Ergül, “Osmanlı bu tanımı uygulamıştır ve bu tanımın gereğini yerine getirdiği için bir dünya devleti olmuştur. Adalet tanımıyla ilgili Hz.Mevlana şöyle der: “Adalet nedir? Bir şeyi yerli yerine koymaktır. Adaletsizlik nedir? Bir şeyi layık olmadığı, kötü bir yere koymaktır. Adalet nedir? Ağaçlara su vermektir. Adaletsizlik nedir? Dikene su vermektir. Adalet, bir nimeti yerine koymaktır. Her su emen kökü sulamak değildir. Yani hakkı hak sahibine vermektir. Bir şeyi lâyık olmayana vermek ise adaletsizliktir. Adaletsizlik nedir? Bir şeyi konmaması gereken yere koymak. Bu hâl de sadece belâya (felakete) kaynak olur. Yahya Kemal’in bir anısını aktarmak istiyorum… Yahya Kemal’e Osmanlı’nın Viyana kapılarına kadar nasıl gittiğini sormuşlar ve demiş ki “Kılıçla mı gittiğini düşünüyorsunuz. Osmanlı Viyana kapılarına midesini bulgur ile ruhunu mesnevi çeşmesi ile doyurarak gitti…” diye konuştu.

    İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde yer alan tüm insanların özgür; onur ve haklar bakımından eşit doğduğu söylemini hatırlatan Doç.Dr. Ergül, “Bu söze, bizim kadim öğretilerimizde, dinimizin öğütlerinde ve Mevlana’nın sözlerinde zaten rastlarız. Allah’ın önünde hepimizin eşit olduğunu kabul etmemiz buna işarettir.” dedi.

    “Çözümü insan haklarında arayın.”

     “İnsan Hakları ihlali konusunda bir sorununuz söz konusu olduğunda Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvuruda bulunabilirsiniz.” diyerek çözüm yolları hakkında bilgilendirmelerde de bulunan Doç.Dr. Ergül, “Türkiye İnsan Hakları Eşitlik Kurumu’na da başvuruda bulunabilirsiniz. Ayrıca iç hukuk yolları tükendiyse Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapabilirsiniz.”şeklinde konuştu.

    Konferansının ardından Doç. Dr. Ergin Ergül’e Yedi Hilal Topluluğu Akademik Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi İzzet Marangozoğlu tarafından hediye takdim edildi.

     

  • 18 Aralık Dünya Arapça Günü Etkinliği

    Öğrenciler, Arapça’nın zenginliğini yaşattı

    “Arapça, Uluslararası, Siyasal ve Ekonomik İlişkilerde de Belirleyicidir”

    İslami İlimler Fakültesi Arapça Topluluğu’ndaki Türk ve Arap öğrencilerin ortaklaşa düzenlediği “Uluslararası Arapça Günü” etkinliği yoğun bir katılımla gerçekleştirildi.

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse’nin de iştirak ettiği programa, İslami İlimler Fakültesi Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Mehmet Dirik, Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Gedik, Uluslararası Öğrenci Topluluğu Danışmanı Doç. Dr. Mehmet Çevik, topluluk akademik danışmanı Araş. Gör. Elif Okur ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.

    Günün anlam ve önemine  uygun olarak baştan sona Arapça olarak gerçekleştirilen program, fakülte öğrencisi Enes Çalışkan’ın Kur’an tilavetiyle başladı.

    “Arap dili, İslami ilimlerin anahtarıdır.”

    Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, Arap dilini, İslami ilimlerin anahtarı olduğunu vurguladı. Prof.Dr. Köse, “Ana kaynaklarımız Kur’ân-ı Kerim Arap dilinde vârid olmuş, İslam âlimleri de kaynaklarını Arap dilinde kaleme almışlar ve bu dilde muazzam bir ilmi servet ortaya çıkmıştır. Arapça, sadece dini ilimlerin kaynağı değil, aynı zamanda uluslararası, siyasal ve ekonomik ilişkilerde de belirleyici bir dildir” diyerek Arapça’nın hem ilmi hem de sosyal alandaki önemine dikkat çekti.
     

    “Arapça ümmet dilidir.”

    “Türkiye’de Arapça’nın Önemi” başlıklı bir sunum yapan İKÇÜ İslami İlimler Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Suliman Alomirat, Arapça’nın sadece Araplar için değil, bütün Müslümanlar için öneminden bahsetti. Dr. Öğr. Üyesi Alomirat, “Arapça için «İslâm dili» veya «Ümmet dili» demek çok daha güzel olacaktır. Arapça Türkiye’de yabancı bir dil değildir. Aksine Arapça’nın, Türk milletinin kimliğinin bir parçası olduğunu söyleyebiliriz.” diyerek Arapça’nın Türkiye’de yabancı bir dil olmadığına dair deliller sundu.

    “422 milyon kişinin dili Arapça.”

    Dr. Öğr. Üyesi Rami Alkhalaf Alabdulla ise konuşmasında; Uluslararası Arapça Günü’nün, Birleşmiş Milletler ’in 1973 yılında Arap Dili’ni resmi dil olarak kabul etmesiyle kutlanmaya başladığını söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Alabdulla, “Arap Dili Birleşmiş Milletler’in altıncı resmi dili olmuştur. Bu ilanın sebebi, dünyada Arapça konuşanların sayısının çok olmasından dolayıdır. Bu dili konuşanların sayısı 422 milyon kişiyi aşmaktadır. Arap Dili’ne ve tarihine verdiğimiz önem ve onun kutsallığı Kur’ân’ın ona yüklediği şeref ve değerden kaynaklanmaktadır.” diye konuştu.

    Öğrenciler, Arapça’nın zenginliğini yaşattı…

    Arapçanın Tarihi ile ilgili bilgi veren Öğretim Görevlisi Enas Boubes de “Dil insandır, vatandır. O, aklın meyvesidir. İnsan her şeyin başlangıç safhasını ve kökenini araştırmaya meraklıdır” diyerek, dilin kökenini bilmenin, onun geleceğini şekillendirme konusunda yardımcı olacağını ifade etti. İslami İlimler Fakültesi öğrencileri Abdurrahim Demir ve Ayşe Güzel’in Arapça seslendirdikleri “Kudüs” ve “Çanakkale” şiir dinletileri ile Abdussalam Hawwa’nın seslendirdiği Arapça müzik dinletisi ilgiyle takip edildi.

    Mühendislik Fakültesi öğrencisi Hasan Daloo’nun öğrenci arkadaşlarıyla hazırladığı  “Yabancı dil öğrenmenin faydaları” başlıklı söyleşisi ile toplulukça hazırlanan Arapça Bilgi Yarışması da programa renk kattı.

  • FAKÜLTE ÖĞRENCİLERİMİZDEN MEVLİD-İ NEBİ HAFTASI ETKİNLİKLERİ ÇERÇEVESİNDE ANLAMLI ZİYARET

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Öğrencileri, Mevlid-i Nebi Haftası münasebetiyle İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yatan hasta birimlerini ziyaret etti.

    İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Manevi Destek Birimi ile düzenlenen ziyarette öğrencilere, İKÇÜ İslami İlimler Fakültesi  Dekan Yardımcısı Doç.Dr. Mehmet Dirik, Hastane Başhekim Yardımcısı Op.Dr. Hüseyin Aydoğmuş, Hastane Manevi Bakım ve Destek Birimi’nden Emine Bilgin Solak ve KBB Sorumlu Hemşiresi Emine Çakar Durukan da eşlik etti.

    Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V) Efendimizin dünyaya teşrif ettiği haftayı ifade eden Mevlid-i Nebi’yi böylesine anlamlı bir etkinlikle idrak etmenin mutluluğunu taşıdıklarını söyleyen öğrenciler, “Bu vesile ile hastane yönetimimize teşekkür ediyor, tüm hasta büyüklerimize ve kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz.” dedi.

    Servislerde yatan hastalar, yakınları ve servis çalışanları da böylesine anlamlı bir etkinlikte kendilerini unutmayan öğrencilere ve idarecilere teşekkür ederek memnuniyetlerini dile getirdi.

  • Doç. Dr. Mehmet BAHÇEKAPILI İKÇÜ TV'deydi

    İzmir Katip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Mehmet BAHÇEKAPILI, İKÇÜ Medya Merkezi tarafından hazırlanan Fakülte Tanıtım Röportajıyla aday öğrencilere seslendi. 

    Neden İKÇÜ İslami İlimler Fakültesi..

    İslami İlimler Fakültesinin İş İmkanları.. 

    İKÇÜ İslami İlimler Fakültesinin Avantajları..

    İzlemek için: https://www.youtube.com/watch?v=2yPOpdanDdM

  • Prof. Dr. Saffet Köse, TRT Diyanet TV’deydi

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü ve Fakültemiz Dekanı Prof.Dr.Saffet Köse, TRT Diyanet TV’de yayınlanan ‘İftarı Beklerken’ programına canlı yayın konuğu oldu.

    ‘Göç Olgusu ve Hicret’ başlığının ele alındığı program, Eyüp Sultan Camii'nden  canlı olarak yayınlandı. 

     İzlemek için: https://www.youtube.com/watch?v=8vqBEF3Xwqg

  • Prof. Dr. Saffet KÖSE Ülke Tv'deydi

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, Ülke TV’de yayınlanan ‘Ülke’de İftar’ programına konuk oldu.

    Orhan Karaağaç’ın sunumuyla Bilecik’ten canlı olarak yayınlanan  programda, ‘Nefislerin en büyük terbiyecisi Ramazan’ Ayı’nın önemine değinildi.

    Orucun sadece bedenen değil ruhen de tutulması gerektiğini anlatan KÖSE, günahlara karşı oruçlu olmamız gerektiğinin de altını çizdi.

     

    İzlemek için: https://www.youtube.com/watch?v=9MClWUdStq0&feature=youtu.be

  • Prof. Dr. SAFFET KÖSE TRT DİYANET TV’DEYDİ

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü ve İslâmi İlimler Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Saffet KÖSE, TRT Diyanet TV Kanalında yayınlanmakta olan ‘Bereket Vakti’ programına konuk oldu. Hafız Mustafa Efe’nin sunumu, Mehmet Hadi Duran’ın ilahi yorumlarıyla Kur-an’ı Kerim tilavetlerinin yer aldığı program, TRT Diyanet TV’de, Eyüp Sultan Camii'nden canlı olarak yayınlandı. 

    Programı izlemek için: https://youtu.be/8V47Kr5WXHY

  • İLK MEZUNLARIMIZ

    İKÇÜ İSLAMİ İLİMLER İLK MEZUNLARINI UĞURLADI

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi, ilk mezunlarını mesleğe uğurladı.

    İKÇÜ İslami İlimler Fakültesini başarıyla tamamlayan 14 genç ilahiyatçı için düzenlenen törende, aileleri gençlerin heyecanını paylaştı.

    Daha önceden belirlenen bir programı nedeniyle törene katılamayan İKÇÜ Rektörü ve İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Saffet Köse, mezuniyete tele konferans ile bağlanarak öğrencilerine tebriklerini iletti. Rektör Prof. Dr. Saffet Köse,  “Sizler bizim için çok özelsiniz. Çünkü fakültemizin ilk mezunlarısınız. ”diye başladığı konuşmasında,  tüm öğrencileri gönülden tebrik ettiğini, her birinin yüreklerinde ayrı bir yere sahip olacağını söyledi.

    Prof. Dr. Köse’den gençlere dört önemli tavsiye…

    Öğrencilere mezuniyet sonrası için de önemli tavsiyelerde bulunan Prof. Dr. Köse, “Sizler için büyük fedakarlıklar gösteren ailelerinize saygılı davranmanız, sizler için eğitim-öğretim imkanlarını sonuna kadar açan bu millete hizmeti bir görev bilmeniz en büyük beklentimizdir. Eğer bu dünyada ve ahiret yurdunda Allah’ın rızasına ulaşmak istiyorsanız, şu dört şeyi yapmalısınız; bulunduğunuz yerde Allah’ı unutmamalısınız, anne-baba duası almalısınız, ailenizde, evinizde huzur olmalı, çalışmalarınızda disiplinli olmalısınız.” diyerek gençlere başarılı ve hayırlı ömürler temennisinde bulundu.

    “Kur’an’ın ve sünnetin yolundan ayrılmayın.”

    Dekan Yardımcısı Doç.Dr. Mehmet Bahçekapılı ise teşekkürü en çok hak edenlerin başında anne-babaların geldiğini kaydetti.  “Bu kıymetli evlatları yetiştirdikleri ve bizlere emanet ettikleri için onlara ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.” diyerek ailelere seslenen  Doç. Dr. Bahçekapılı,  öğrencilerden Kur’an ve sünnetin yolundan ayrılmadan bir hayat geçirmelerini istedi. Doç. Dr. Bahçekapılı,  “Mezun olan evlatlarımız için ilmi alanda, akademik alanda her türlü gayreti sarf eden kıymetli hocalarımıza, her zaman yanlarında olan idari personelimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Kur’an ve sünnetin yolundan ayrılmadan İslam’ın ruhunu her zaman kalbinizde, zihninizde taşıyarak; vazifenizin bilincinde olarak görevinizi yapmanızı temenni ediyorum.” diye konuştu.

    “Formasyon ile büyük sevinç yaşadık.”

    Öğrencilerin yetişmesinde emeği geçen ailelerine ve öz veriyle çalışan tüm fakülte akademik kadrosuna  teşekkür eden  Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Gedik de konuşmasında, formasyon hakkı ile genç mezunların öğretmen olabilmelerinin mutluluğunu da paylaştıklarını aktardı. Dr.Öğr. Üyesi Ahmet Gedik, “ Mezuniyetlere bir yıl kala öğrencilerimizin en büyük sevinci, fakültemiz öğrencilerine tanınan formasyon hakkı, öğretmenlik hakkıdır. Son bir yılda formasyon derslerini mezuniyet arifesinde olan öğrencilerimizin almasında büyük fedakarlık gösteren hocalarımıza, başta Doç. Dr. Mehmet Bahçekapılı, Dr. Öğr. Üyesi Safinaz Asri, Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Ali Çanakcı olmak üzere tüm din eğitimi hocalarına teşekkür ediyoruz. “ şeklinde konuştu.

    “İlim talebesi olmak için gayret gösterdik.”

    Mezunlar adına konuşan fakülte birincisi Hicret Aslan, “ilim bencillik ister, kendinize özel zaman ayırmak ister” sözündeki gibi bir süreliğine de olsa kendilerini çevreden soyutlayarak ilim talebesi olmaya gayret gösterdiklerini söyledi. Aslan, “İlim yollarından bir yola giren cennet yollarından bir yola girmiştir hadis-i şerifindeki müjdenin muhatabı olabilmek için ilim yolunda olmaya çalıştık. Bundan sonraki hayatımızda da bu müjdeye nail olarak geçecek bir ömrün biricik hedefimiz olmasını Rabbimizden temenni ediyorum. Şüphesiz her bir hocamızın yetişmemizde ve buraya gelmemizde ayrı ayrı emekleri söz konusudur. Her biri birbirinden değerli hocalarımızın bizlere daima kapılarının açık olduğunu vurgulamaları ve bunu pratikte göstermeleri sonucu bu günlere geldik. Üzerimizde emeği geçen tüm hocalarıma gönülden şükranlarımı sunuyorum.” dedi.

    Konuşmaların ardından öğrenciler, mezuniyet belgelerini fakülte öğretim üyelerinin elinden alarak mesleki hayatlarına ilk adımı attı. Program, ilahi ve şiir dinletileri ile son buldu.




Başa Dön