HABERLER
daha fazlası>
  • İSLAMİ İLİMLER FAKÜLTESİ MATERYAL TASARIM SERGİSİ

    Fakültemiz 4. sınıf öğrencilerinin 2018-2019 Bahar yarıyılı Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarımı dersinde Dr. Öğr. Üyesi Safinaz ASRİ sorumluluğunda yaptıkları çalışmalar, üniversitemizde gerçekleştirilen sergide bir araya getirildi.

    18 Haziran 2019 günü saat 11:00'da Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Saffet KÖSE, öğretim üyeleri, idari personel, öğrenciler ve dışarıdan iştirak eden misafirlerimizle birlikte sergimizin açılışı yapıldı. Sergi; MEB ve DİB'ndan gelen görevlilerin dışında, 22 Haziran'da gerçekleşen İslami İlimler Fakültesi mezuniyet törenine katılan öğrenci aileleri ve yakınları tarafından ziyaret edilerek geniş kitleye ulaştı. 

    19-24 Haziran 2019 tarihleri arasında ziyaretçilere açık olan sergi; öğrencilerin düşünce ve yaratıcılıklarının, öğretim üyeleri-öğrenci işbirliğinin anlamlı göstergesi olarak her kesimden büyük ilgi gördü.

  • FAKÜLTEMİZ MEZUNİYET HEYECANI

    FAKÜLTEMİZ MEZUNİYET HEYECANI

    5 yıl boyunca emek vererek diploma almaya hak kazanan 149 İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami ilimler Fakültesi öğrencisi törenle yemin ederek mesleklerine ilk adımı attı.

    Törene dekanlar, dekan yardımcıları, öğretim üyeleri, öğrenciler ve aileleri yoğun katılım gösterdi. Törende diploma almanın sevinci ve ayrılığın hüznü bir aradaydı.

    Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ve Emre Anıl’ın okuduğu Kur’ân Tilaveti ile başlayan törenin başında konuşan fakülte birincisi Muhammet Baki Yaman, hüzünlü bir bitişin yanında yeni bir başlangıca adım attıklarını söyledi.

    Oldukça kutsal bir mesleğe başladıklarını ifade eden Yaman, “Bu kutsal meslek sadece ekmek kapısı olarak düşünülemez. Çünkü çok önemli bir görev edindik. Hayatımız boyunca daha çok araştırarak daha çok bilgi üreterek çalışacağız. Zaman insanlığa hizmet zamanıdır.” dedi.

    İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sıddık Korkmaz da mezunlara hitaben yaptığı konuşmada, fakültesi adına başta kurucu dekan Prof. Dr. Saffet Köse’ye duydukları minneti ifade etti.  Bu süreçte tüm hocalara ailelere ve üstün gayretlerinden dolayı öğrencilere teşekkürlerini ileten Prof. Dr. Korkmaz, “Öğrencilerimiz bizden bir bayrağı teslim aldılar. Gittikleri her yerde bilginin ışığını yakacaklar, aldıkları emanetleri de kendinden sonra geleceklere başarıyla teslim edecekler. Buna inancımız tamdır.” diye konuştu. İlim öğrenmeyi bisiklete binmeye benzeten Prof. Dr. Korkmaz, “Pedalı sürekli çevirmek gerekir. İlim öğrenmeyi durdurduğunuz an, ben oldum dediğiniz an düşersiniz. Kısaca özeti budur.” dedi ve ilmin üç kesim ile taşındığına işaret etti: “Ümera / ilme değer veren idareciler; ulema / alimler; ağniyâ’ / zenginler.”

    Konya’dan İzmir’e İKÇÜ’nün İslami İlimler Fakültesinin kurucu dekanı olarak gelmesinden bugüne olan süreci aktaran Prof. Dr. Köse, gençlerin bu güzel anlarına şahit olmaktan mutluluk duyduğunu ifade etti.

    Bu başarıda emeği geçen herkese teşekkürlerini ayrı ayrı ileten Rektör Prof. Dr. Köse, din eğitiminin toplumlar üzerindeki hassas etkisine dikkat çekti. Prof. Dr. Köse, İKÇÜ öğrencilerinin ülkemizin geleceğinde çok önemli misyonlar edineceğini ifade ettiği konuşmasında şunları söyledi: “Dinler tarihi araştırmaları dinsiz bir topluma rastlanmadığını göstermiştir. Din diye bir gerçeklik var. Din ise kitleleri hareket geçirmede en etkili araç. O sebeple din sağlıklı bir eğitim programında kazanılmaz ise bir topluluk için en tehlikeli silaha da dönüşebilir. Bugün Müslüman coğrafyaya baktığımızda laboratuvarlarda ehl-i sünnet dışı dini gruplar ve etnik yapılar üzerinden üretilen örgütler ile yapılan operasyonları görmekteyiz. Ortadoğu ve diğer İslam ülkeleri yaşanmaz hale geldi ve ateş topuna döndü. Bizim ülkemizde bu başarılamamış ise bunu İmam-Hatip Liseleri, İlahiyat-İslami İlimler Fakültelerindeki sağlıklı din eğitimine ve Diyanet İşleri Başkanlığımızın faaliyetlerine borçluyuz. Bu açıdan hem  bu kurumlar hem de buralardan mezun olan bizim öğrencilerimiz çok değerli, bu yolculukta, ülkemizin geleceğinde çok büyük görevler üstlenecekler” diye konuştu ve sizler bizim ömür boyu öğrencimiz kalacaksınız, bizler de hala öğrenciyiz ve öğrenmeye devam ediyoruz. Çünkü öğrenme ömür boyudur.” diye ekledi. Rektör Köse öğrencilerden İslam dinini yaşantıları ile temsil etmelerini isteyerek: “Bugün en ciddi sorunlardan birisi dini temsil. Kur’ân-ı Kerim Müslümanlara Hz. Peygamberi (s.a.s.) model alarak orta yolu temsil eden yaşam biçimiyle diğer ümmetlere model olmaları gibi bir görev yüklemektedir, bugün Müslümanlara bakarak dine giren kaç kişi gösterebilirsiniz ya da birisini örnek alarak hayatına yön veren kimler vardır derseniz zor bulursunuz, oysa Müslümanlar fethettikleri topraklarda davranışları sayesinde insanları İslam’a çekebilmişlerdi” dedi ve Allah’ın herkesin rızkını üzerine aldığını, bu konuda bir endişelerinin olmaması gerektiğini, önemli olanın bir mefkureye sahip olmaları ve bunu da öncelemelerinin önemli olduğuna işaret etti ve bir de öğrencilere tavsiyede bulundu: “Eğer dünya ve ahiret saadetini elde etmek istiyorsanız şu beş şeye sadakat göstermelisiniz: Birincisi bulunduğunuz yerde Allah’ı unutmamalısınız, bir başarınız varsa bunu kendinize değil Allah’ın ihsanı olarak görüp şükretmelisiniz, ikincisi, ana-baba duası almalısınız, üçüncüsü ailenizde huzuru sağlamalısınız, dördüncüsü çalışmada disiplinli olmalısınız, beşincisi, mutlaka her gün bir başkası için bir şey yapmalısınız. Hiçbir şey yapmasanız bir kardeşinize hayır duada bulunmalısınız” dedi.

    Fakülte başarı sıralamasında ilk üçe giren öğrencilere hediyeleri takdim edilirken Muharrem Aygün’ün verdiği mini konser beğeniyle takip edildi.  Tören mezun öğrencilerin yemin merasimiyle son buldu.

     

  • FAKÜLTEMİZDE DEVİR TESLİM HEYECANI

    FAKÜLTEMİZDE DEVİR TESLİM HEYECANI

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi dekanlığında devir teslim töreni gerçekleştirildi. Prof.Dr. Saffet Köse’nin rektör olarak atanmasından sonra vekaleten yürüttüğü İslami İlimler Fakültesi Dekanlığına atanan Prof.Dr. Sıddık Korkmaz, görevi Rektör Prof.Dr. Saffet Köse’den resmen devraldı.

    İslami İlimler Fakültesi akademisyenlerinin de katıldığı, fakülte dekanlığında düzenlenen törende; yeni dekan Prof.Dr. Sıddık Korkmaz, Prof.Dr. Saffet Köse’ye kurucu dekan olarak İKÇÜ İslami İlimler Fakültesi’ne yaptığı katkılar nedeniyle teşekkürlerini sundu.

    Rektör Prof.Dr. Köse, İKÇÜ’nün daha iyi yerlere gelmesinde İslami İlimler Fakültesi’nin de önemli katkısının olacağına inancının tam olduğunu söyledi. Prof.Dr. Köse, Prof.Dr. Korkmaz’a görevinde başarılar diledi.

    Dekan Prof.Dr. Korkmaz ise dekanlık görevinde kendisine teveccüh gösteren Prof.Dr. Köse’ye teşekkür etti.

    Fakülte olarak hem akademik camiada hem de toplumda önemli bir misyona sahip olduklarını ifade eden Prof.Dr. Korkmaz, “ Toplumun bir olması için, iri olması için, diri olması için kültür inşa eden mimarlardan biri de bizleriz. Bu da ancak dayanışma ile birlikte çalışmakla olur. Birbirimize omuz verirsek, destek olursak iyi yerlere geliriz, hayırla anılan insanlar oluruz. Topluma olan borcumuzu da ödemiş oluruz. Fakülte olarak genç ve dinamik bir kadronun inşa edildiğini, güzel bir sinerji oluştuğunu gördüm. Rektörümüzün de bizlere her desteği vereceğine inancımız tamdır.” dedi.

  • Mevlana ve İnsan Hakları

    Anayasa Mahkemesi Raportörü Doç. Dr. Ergin Ergül İKÇÜ’ye konuk oldu

     ‘Mevlana ve İnsan Hakları’ başlıklı konferansıyla İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nin konuğu oldu.

    Yedi Hilal Topluluğu’nun düzenlediği konferansın açılış konuşmasını gerçekleştiren Rektör Prof.Dr. Saffet Köse, Mevlana ve İnsan Hakları konularını ortak paydada buluşturan, araştırmacı-yazar kimliğiyle de çok değerli eserleri kültür kaynaklarına kazandıran Doç. Dr. Ergin Ergül’ü İKÇÜ’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti paylaştı.

    “Değerlerimizin tanınmasına dünyanın da ihtiyacı var.” 

    Hz. Mevlana’nın asırlardır tüm insanlığı kucaklayan evrensel diline vurgu yapan Rektör Prof.Dr.Köse, “Hz. Mevlana’nın çok değerli bir beyiti var, sizlere onu aktarmak istiyorum. “Yarabbi! Senin gözün benim gönlüme göz olalı/Basiretim açılıverdi, her şeyi onla görür oldum.” Bu konferansta, Hz. Mevlana’nın gözüyle İnsan Hakları nasıl görünüyor,  Hz. Mevlana’nın sözlerinin aktarımıyla dinlemiş olacağız. Bu değerlerimizi tanımış olacağız. Değerlerimizin tanınmasına dünyanın da ihtiyacı var.  Hz. Mevlana’nın çok değerli ve dünyaya seslenecek sözleri var. Ancak onu ne kadar tanıyoruz ve anlıyoruz, bunu düşünmeliyiz. Bunları görmemiz açısından Sayın Ergin Ergül’ün konuşması önemlidir. Ona ve sizlere geldiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Saygılarımı sunuyorum.” dedi.

    “Yeryüzü onun gibi çok az gönül sultanı ve arif tanımıştır.”

    Doç. Dr. Ergin Ergül ise “İnsan haklarını, bizim kadim öğretilerimiz ışığında ele almak için daha güzel bir zaman dilimi olamaz.” diyerek Hz. Mevlana’nın bu noktada algılanması gereken en büyük şahsiyetlerinden biri olduğunu belirtti. Doç.Dr. Ergül, “Hz.Mevlana hiç kuşkusuz, kadim bilgeliğimizin kurucu şahsiyetleri arasında önemli bir yere sahiptir. Büyük âlim,  arif, hukukçu, düşünür ve bilge olarak Mevlana’yı 745. Vuslat yıl dönümünde rahmetle anıyorum. Peygamberler dışında, yeryüzü onun gibi çok az gönül sultanı ve arif tanımıştır. O asırlardır, her dinden ve kültürden arayış içinde olan insanlara başta Mesnevi ile olmak üzere tüm eşsiz eserleri aracılığı ile konuşmaktadır. Hz. Mevlana’nın asırlardan beri gelen ve herkesi kucaklayan mesajları bulunmaktadır.” dedi

    “Biz, bir perde ile yüzlerce ses çıkaran bir ney gibiyiz.”

    Hz. Mevlana evrenselliğini vurgulayan Doç.Dr. Ergül, bunun dünyada birçok dile çevrilmiş kitaplarının olmasından anlaşılabileceğini kaydetti. Doç.Dr. Ergül,” Kitaplarının birçok ülkede okunuyor olması, evrenselliğinin bir sonucudur. O “Yetmiş iki millet sırrını bizden dinler. Biz, bir perde ile yüzlerce ses çıkaran bir ney gibiyiz. Bir pergel gibi bir ayağım inancım üzerinde sabit diğer ayağım yetmiş iki milleti dolaşır.” demiştir. Bu sözüyle, bir Müslüman nasıl olmalıdır sorusunun cevabını çok güzel bir şekilde veriyor.” diye konuştu.

    “Biz bu dünyada güneş gibiyiz…”

    Doç.Dr. Ergül, Hz. Mevlana’nın kendisini tam bir insan hakları savunucusu olarak nitelendirmemize imkân verecek bir şiirini de dinleyenlere aktardı: “Biz bu dünyada güneş gibiyiz. Herkese can vermeye, tüm insanlık âlemine yararlı, faydalı olmaya gelmişiz./Kalpleri kırılmış, gamlara düşmüş kişilere dost olmaya, onların gamlarını, kederlerini paylaşmaya gelmişiz./Hor görülenleri, toprağa düşenleri, ayaklar altında ezilenleri, gül bahçesine getirelim, onlara neşeler bahşedelim diye bu dünyaya gelmişiz./Biz altın gibi birkaç kimsenin öz malı değiliz. Biz ummanlar gibiyiz madenler gibiyiz;  biz bu âlemde herkesin malıyız…”

    “Osmanlı, Mevlana'nın adalet ölçütünü kullandı.”

    Hz.Mevlana’nın adalet ölçütünün, bugün de yaşanılan sorunlarda yol gösterecek nitelikte olduğunu vurgulayan Doç.Dr. Ergül, “Osmanlı bu tanımı uygulamıştır ve bu tanımın gereğini yerine getirdiği için bir dünya devleti olmuştur. Adalet tanımıyla ilgili Hz.Mevlana şöyle der: “Adalet nedir? Bir şeyi yerli yerine koymaktır. Adaletsizlik nedir? Bir şeyi layık olmadığı, kötü bir yere koymaktır. Adalet nedir? Ağaçlara su vermektir. Adaletsizlik nedir? Dikene su vermektir. Adalet, bir nimeti yerine koymaktır. Her su emen kökü sulamak değildir. Yani hakkı hak sahibine vermektir. Bir şeyi lâyık olmayana vermek ise adaletsizliktir. Adaletsizlik nedir? Bir şeyi konmaması gereken yere koymak. Bu hâl de sadece belâya (felakete) kaynak olur. Yahya Kemal’in bir anısını aktarmak istiyorum… Yahya Kemal’e Osmanlı’nın Viyana kapılarına kadar nasıl gittiğini sormuşlar ve demiş ki “Kılıçla mı gittiğini düşünüyorsunuz. Osmanlı Viyana kapılarına midesini bulgur ile ruhunu mesnevi çeşmesi ile doyurarak gitti…” diye konuştu.

    İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde yer alan tüm insanların özgür; onur ve haklar bakımından eşit doğduğu söylemini hatırlatan Doç.Dr. Ergül, “Bu söze, bizim kadim öğretilerimizde, dinimizin öğütlerinde ve Mevlana’nın sözlerinde zaten rastlarız. Allah’ın önünde hepimizin eşit olduğunu kabul etmemiz buna işarettir.” dedi.

    “Çözümü insan haklarında arayın.”

     “İnsan Hakları ihlali konusunda bir sorununuz söz konusu olduğunda Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvuruda bulunabilirsiniz.” diyerek çözüm yolları hakkında bilgilendirmelerde de bulunan Doç.Dr. Ergül, “Türkiye İnsan Hakları Eşitlik Kurumu’na da başvuruda bulunabilirsiniz. Ayrıca iç hukuk yolları tükendiyse Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapabilirsiniz.”şeklinde konuştu.

    Konferansının ardından Doç. Dr. Ergin Ergül’e Yedi Hilal Topluluğu Akademik Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi İzzet Marangozoğlu tarafından hediye takdim edildi.

     

  • 18 Aralık Dünya Arapça Günü Etkinliği

    Öğrenciler, Arapça’nın zenginliğini yaşattı

    “Arapça, Uluslararası, Siyasal ve Ekonomik İlişkilerde de Belirleyicidir”

    İslami İlimler Fakültesi Arapça Topluluğu’ndaki Türk ve Arap öğrencilerin ortaklaşa düzenlediği “Uluslararası Arapça Günü” etkinliği yoğun bir katılımla gerçekleştirildi.

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse’nin de iştirak ettiği programa, İslami İlimler Fakültesi Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Mehmet Dirik, Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Gedik, Uluslararası Öğrenci Topluluğu Danışmanı Doç. Dr. Mehmet Çevik, topluluk akademik danışmanı Araş. Gör. Elif Okur ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.

    Günün anlam ve önemine  uygun olarak baştan sona Arapça olarak gerçekleştirilen program, fakülte öğrencisi Enes Çalışkan’ın Kur’an tilavetiyle başladı.

    “Arap dili, İslami ilimlerin anahtarıdır.”

    Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, Arap dilini, İslami ilimlerin anahtarı olduğunu vurguladı. Prof.Dr. Köse, “Ana kaynaklarımız Kur’ân-ı Kerim Arap dilinde vârid olmuş, İslam âlimleri de kaynaklarını Arap dilinde kaleme almışlar ve bu dilde muazzam bir ilmi servet ortaya çıkmıştır. Arapça, sadece dini ilimlerin kaynağı değil, aynı zamanda uluslararası, siyasal ve ekonomik ilişkilerde de belirleyici bir dildir” diyerek Arapça’nın hem ilmi hem de sosyal alandaki önemine dikkat çekti.
     

    “Arapça ümmet dilidir.”

    “Türkiye’de Arapça’nın Önemi” başlıklı bir sunum yapan İKÇÜ İslami İlimler Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Suliman Alomirat, Arapça’nın sadece Araplar için değil, bütün Müslümanlar için öneminden bahsetti. Dr. Öğr. Üyesi Alomirat, “Arapça için «İslâm dili» veya «Ümmet dili» demek çok daha güzel olacaktır. Arapça Türkiye’de yabancı bir dil değildir. Aksine Arapça’nın, Türk milletinin kimliğinin bir parçası olduğunu söyleyebiliriz.” diyerek Arapça’nın Türkiye’de yabancı bir dil olmadığına dair deliller sundu.

    “422 milyon kişinin dili Arapça.”

    Dr. Öğr. Üyesi Rami Alkhalaf Alabdulla ise konuşmasında; Uluslararası Arapça Günü’nün, Birleşmiş Milletler ’in 1973 yılında Arap Dili’ni resmi dil olarak kabul etmesiyle kutlanmaya başladığını söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Alabdulla, “Arap Dili Birleşmiş Milletler’in altıncı resmi dili olmuştur. Bu ilanın sebebi, dünyada Arapça konuşanların sayısının çok olmasından dolayıdır. Bu dili konuşanların sayısı 422 milyon kişiyi aşmaktadır. Arap Dili’ne ve tarihine verdiğimiz önem ve onun kutsallığı Kur’ân’ın ona yüklediği şeref ve değerden kaynaklanmaktadır.” diye konuştu.

    Öğrenciler, Arapça’nın zenginliğini yaşattı…

    Arapçanın Tarihi ile ilgili bilgi veren Öğretim Görevlisi Enas Boubes de “Dil insandır, vatandır. O, aklın meyvesidir. İnsan her şeyin başlangıç safhasını ve kökenini araştırmaya meraklıdır” diyerek, dilin kökenini bilmenin, onun geleceğini şekillendirme konusunda yardımcı olacağını ifade etti. İslami İlimler Fakültesi öğrencileri Abdurrahim Demir ve Ayşe Güzel’in Arapça seslendirdikleri “Kudüs” ve “Çanakkale” şiir dinletileri ile Abdussalam Hawwa’nın seslendirdiği Arapça müzik dinletisi ilgiyle takip edildi.

    Mühendislik Fakültesi öğrencisi Hasan Daloo’nun öğrenci arkadaşlarıyla hazırladığı  “Yabancı dil öğrenmenin faydaları” başlıklı söyleşisi ile toplulukça hazırlanan Arapça Bilgi Yarışması da programa renk kattı.

  • FAKÜLTE ÖĞRENCİLERİMİZDEN MEVLİD-İ NEBİ HAFTASI ETKİNLİKLERİ ÇERÇEVESİNDE ANLAMLI ZİYARET

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Öğrencileri, Mevlid-i Nebi Haftası münasebetiyle İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yatan hasta birimlerini ziyaret etti.

    İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Manevi Destek Birimi ile düzenlenen ziyarette öğrencilere, İKÇÜ İslami İlimler Fakültesi  Dekan Yardımcısı Doç.Dr. Mehmet Dirik, Hastane Başhekim Yardımcısı Op.Dr. Hüseyin Aydoğmuş, Hastane Manevi Bakım ve Destek Birimi’nden Emine Bilgin Solak ve KBB Sorumlu Hemşiresi Emine Çakar Durukan da eşlik etti.

    Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V) Efendimizin dünyaya teşrif ettiği haftayı ifade eden Mevlid-i Nebi’yi böylesine anlamlı bir etkinlikle idrak etmenin mutluluğunu taşıdıklarını söyleyen öğrenciler, “Bu vesile ile hastane yönetimimize teşekkür ediyor, tüm hasta büyüklerimize ve kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz.” dedi.

    Servislerde yatan hastalar, yakınları ve servis çalışanları da böylesine anlamlı bir etkinlikte kendilerini unutmayan öğrencilere ve idarecilere teşekkür ederek memnuniyetlerini dile getirdi.




Başa Dön